BİYOGRAFİ ATÖLYESİ

Sanayi sitesinde bir biyografi atölyesi -------------------------------------------------------------------------------- Sevinç Özarslan Zaman 5 Şubat 2012 Google'da araştırma yapan herkesin mutlaka Biyografi.net'e tıklamışlığı vardır. On iki yıl önce açılan siteyi Mahmut Çetin hazırlıyor. Onun işi gücü kitaplar, dergiler, dökümanlar ve belgeler... Ama diğer yayıncılar gibi Cağaloğlu'nda değil İkitelli'deki Sanayi Sitesi'ne kurmuş arşiv atölyesini. O artık sanayide çalışan çırakların, makinede ömür törpüleyen gençlerin filozof abisi...Özlem 15, erkek kardeşi Cesur 13 yaşında. Onlar, yarıyıl tatillerini alışveriş merkezlerinde ya da Disney'den gelen bir gösteride değil, İkitelli'deki Sanayi Sitesi'nde geçiriyorlar. Babalarının cüzdan atölyesinde bir nevi hayat dersindeler. Makinelerin kirinden pasından olsa gerek siyah renge bürünmüş üzerlerine giydikleri. Ellerinde de cüzdanlardan kalan yapışkan izleri... İki kardeş, öğle molalarının bitmesine son iki dakika kala Mahmut Çetin'in, sitenin içindeki dükkanının kapısından kafalarını uzatıp soruyorlar: "Amca buradaki kitaplar kaç para?" Mahmut Çetin kitapları parayla satmıyor, kapısına gelen hiç kimseyi de bugüne kadar boş çevirmemiş. Cesur'un ve ablasının kısmetine 'Meşhur Matematikçiler' ve 'Onların Çocukluğu' adlı kitaplar düştü. Esnaftan da okumak için ödünç kitap alan çok. Burası Aymakoop. A-6 No: 121. Mahmut Çetin'in 'biyografi atölyesi.' Makine seslerinin yükseldiği diğer atölyelerden farkı, araştırma yapılması ve biyografi üzerine önemli ölçüde kaynak eser barındırması. Cağaloğlu'ndan İkitelli'ye altı yıl önce taşınan biyografi atölyesinde her gün buna benzer bir sahne yaşanıyor. İstanbul'un Fethi, Çanakkale Savaşı, İmam-ı Gazali ve Osmanlı tarihiyle ilgili kitaplar son zamanlarda merak konusu. Tarihî yarımadada kiralar çok yüksek diye semt değiştirmek zorunda kalan Mahmut Bey, sanayi sitesi sakinlerinin okuma aşkını ortaya çıkaracağını bilmiyordu belki ama şimdi böyle bir şeye vesile olduğu için kendisi de şaşkın, sevinçli aynı zamanda. İşi gücü, ölüm ilanlarını taramak Mahmut Çetin'i aslında pek çok insan Boğaz'daki Aşiret kitabından tanır. 9 yıl önce yayımladığı kitap, başta Boğaz'ı mesken tutan yalı sahipleri olmak üzere birçok insanı şaşırtan bir araştırmaydı. Biraz daha geriye gidersek, Çetin'i böyle bir araştırmaya iten sebep, 2000'de kurduğu www.biyografi.net adlı sitesi. Ölen bir yazarın, istifa eden bir başkanın, ünlü bir tarihçi ya da siyasetçinin özgeçmişini bulmak için en çok tıklanan site. "Google bizi sever, işçilik yaptığımız ve sürekli listeyi güncellediğimiz için." diyor Çetin. Mahmut Çetin, Türkiye Gazetesi'nde çalışan bir arşiv görevlisi iken açtığı site ve yaptığı araştırmalar sonucunda bir yazar oldu. Uzun yıllar ölüm ilanlarını takip ederek ailelerin soy ağaçlarını çıkardı. Kim kiminle akraba, soyu sopu, geçmişi ne her şeyi not aldı. Bu işlerine sanayi sitesinde kısmen devam ediyor. Arşivinde Başpehlivanlar Ansiklopedisi'nden Eski İstanbul Dansözleri'ne kadar her şey var. İki yılda bir yeni ve özgün kitap yayınlamaya çalışıyor. Birkaç hafta önce çıkan "Biyografi Kitabı" 12. çalışması. Ses getiren diğer eserleri X İlişkiler, Vahdettin ve Bülent Ecevit'in akrabalık ilişkilerini anlattığı Teyze ile Prenses, Çalıntı Polemikler, Perinçek ve Aydınlık Hareketi. Artık bilgiye doyduğunu söylüyor ünlü arşivci. Kaynak peşinde değil. Ölüm ilanlarını onun adına arkadaşları takip edip her gün bilgi, belge, kupür bombardımanına tutuyorlar. Şimdiki hedefi, bilgiyi vaktinde kullanmak ve zamanı gelince kitap olarak doğumunu gerçekleştirmek. Bütün gününü araştırma aşkı uğruna sanayi sitesindeki arşivinde geçiriyor. Sabahtan akşama kadar yalnız. Makineler her ne kadar atölyesinin sessizliğini bozsa da köşede duran kek tabağı ve meyve bıçağı çalışmalarına sessizce tanıklık ediyor. Biyografi enstitüsü açılmalı "Almanya'da Dünya Biyografi Arşivi var. Merkezin Türkçe bölümünde 90 yıl itibarıyla 65 bin kişinin biyografisi bulunuyor. Ülkemizde kimsenin böyle bir kurumun varlığına inandığını zannetmiyorum. İnternette aradığınızda Cenap Şahabettin'in 4 farklı doğum tarihi çıkıyor. Yüz yıllık bir yazar kendisi. Oğlu 5 sene önce öldü. Bu bize şunu gösteriyor, bilgi kirliliği konusunda ipin ucu kaçmış. Herkes kopyala yapıştır yaparak yanlışı çoğaltıyor. Dolayısıyla yazılı kaynakları esas alarak standart bir biyografiye kavuşmamız lazım. Biyografi.net'i bu yüzden ciddiye alıyorum. Sürekli güncelliyorum. Bunlar ciddi enstitülük işler. Mesela Almanya'daki Dünya Biyografi Arşivi bir yayınevinin bünyesinde. Bizim çevremiz bilgiye gerek duymuyor. Bu arada Cenap Şahabettin ölüm tarihi 1870." Nasrettin Hoca, şeriatla mücadele eden kişi olarak tanıtıldı "Kültür Bakanlığı'nın sitesinde, yakın zamanda değiştirildi- en az 10 yıl duran bir Nasrettin Hoca biyografisi vardı. Ben Türk dili edebiyatı mezunuyum. Hocalarımız Nasrettin Hoca fıkralarının özelliklerini sayarken: "Dinin nasları ile Nasrettin Hoca fıkraları çatışmaz." derdi. Yıllarca bakanlığın sitesinde 'Nasrettin Hoca şeriatla mücadele eden, dinin hoşgörülü bakış açısını sunan kişi' olarak tanıtıldı. Biyografi gerçekçi olmalıdır, saptırılmamalıdır vs. ama biyografi bir tasarımdır. Herkes kendine göre bu işi yönlendirir, tasarlar. Benim zaman içine öğrendiğim şu: İnsana saldırmak hoş bir şey değil. Ben biyografi hazırlarken artık insan merkezli yaklaşmaya çalışıyorum. Mesela Fahri Korutürk'ün Peygamber torunu olması, Büyük Reşit Paşa'nın peynir yememesi, Bertolt Brecht'in tabutunun çelikle kaplanmasını vasiyet etmesi gibi." s.ozarslan@zaman.com.tr

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !